Amaç eğitimi daha da gericileştirmek

Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Sönmez, ortaokul ve liselerde online yapılacak kazanım sınavlarının temelinde eğitimi gericileştirme zihniyetinin yattığını söyledi

Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, ortaokul ve liselerde online yapılacak kazanım değerlendirme sınavları hakkında konuştu.  “Din dersinden Kazanım Değerlendirme sınavı yapılırken Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, felsefe gibi derslere yer verilmemiş” diyen Sönmez, “Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik “online kazanım değerlendirme sınavı” yapacak. Sınav uygulama takvimine göre ortaokullarda 5 Ocakta başlayacak sınavlar 11 Ocakta sona erecek ve öğrenciler tüm derslerden sınava girerken, liselerde ise 5, 6 ve 7 Ocak’ta üç kazanım değerlendirme sınavı planlanmış. Liselerde öğrenciler sadece edebiyat, din kültürü ve ahlak bilgisi ve matematik derslerinden kazanım değerlendirme sınavlarına girecekler” dedi.

Sönmez açıklamasına şöyle devam etti: “Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından liselerde Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Yabancı Dil gibi derslerden kazanım değerlendirme sınavı planlanmamış.  Özellikle Fen alanını tercih edecek öğrenciler için hayati öneme sahip olan derslerden kazanım değerlendirme sınavı yapılmazken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden sınavın yapılması düşündürücüdür. Bu sınavların planlanmasındaki amaç öğrencilerin eksikliklerini görmeleri, bu eksikliklerine göre çalışma planlamaları yapmaları ve merkezi sınavlara hazırlık şeklindedüşünülmüş ise üç dersten birisinin Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersi olması açıklamaya muhtaçtır.
Liselerde sınav yapmak için tercih edilen üç dersten birisinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi olması Milli eğitim kadrolarının eğitime bakış açısını net bir şekilde göstermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ve yerellerde Milli Eğitim Müdürlükleri attıkları her adımda eğitimi bilimsel özünden tamamen uzaklaştırmayı hedeflemektedirler. Milli Eğitim Müdürlüğüne çağrımız bu tür çalışmalarda öğrencilerin, eğitim emekçilerinin ve velilerin görüş ve önerileri doğrultusunda kararlar almasıdır. Çeşitli dernek ve vakıfların yönlendirmeleri ile alınan kararların eğitime ve öğrencilere bir yararı olmayacaktır. İktidarın eğitimi kendi ideolojileri çerçevesine hapseden bir yaklaşımı ile sağlıklı sonuç almak olanaksızdır.  Eğitim Sen olarak eğitimin laik bilimsel özüne kavuşturulması için mücadelemizi sürdüreceğiz. 

Seçmeli dersleri veliler ve öğrenciler seçmeli
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ortaokullar ve liseler için seçmeli ders tercihlerinin 4-22 Ocak 2021 tarihleri arasında yapılacağını açıklamıştır. Pandemi nedeniyle uzaktan eğitimin yapıldığı, öğrencilerin eğitime erişim  sorunu yaşadığı bir dönemde, seçmeli derslerin belirlenmesi ve öğrencilerin özgür iradesiyle seçim yapabilmeleri konusunda dikkatli olunması gerektiği açıktır.

MEB, her ne kadar seçmeli derslerin öğrencilerin istek ve tercihlerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade etse de geçtiğimiz yıllar içinde eğitimde yaşanan yoğun siyasal kadrolaşmanın bir sonucu olarak bazı dini içerikli derslerin seçilmesi için öğrenci ve velilerin yönlendirilmeye çalışıldığı bilinmektedir. Nitekim okullara gönderilen yazıda öğrencilerin seçmeli ders seçmediği hallerde ders seçimini okul yönetiminin yapacağı belirtilmiştir. Pandemi koşullarında bu kararın nasıl sonuçlar ortaya çıkaracağını tahmin etmek zor değildir. Birçok ilde çeşitli dernek ve vakıflar konuya müdahil olarak dini içerikli derslerin seçilmesi için baskılar uygulamakta velileri yönlendirmeye çalışmaktadırlar. Geçtiğimiz yıllarda bazı okul yöneticilerinin öğrenci ve velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yaptığı ve sadece seçilen dersleri imzalamaları için velilere tebliğ ettikleri bilinmektedir. 

Seçmeli ders tercihlerinde temel ölçütün öğrencinin ilgi ve yetenekleri olması gerekirken, her seferinde öğretmen durumu ve fiziki olanakların yetersizliği gerekçe gösterilerek sadece önceden belirlenmiş bazı derslerin seçilmesini istemek çelişkili bir durumdur. Geçmişte yaşandığı gibi bazı derslerin öğrencilerimiz için ‘zorunlu seçmeli’ hale getirilmek istenmesi gibi uygulamalar kabul edilemez.

Seçmeli dersler, öğrencilerin hayata hazırlanması, ilgi ve yeteneklerinin ortaya çıkarılması açısından elbette önemlidir.  Seçmeli derslerin okul programlarının ayrılmaz bir parçası olarak öğrencilerin gelişimlerine destek olması, ayrıca bilişsel (bilgi, beceri), duyuşsal (ilgi, tutum) ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması gerekmektedir. Bu konuda okulların seçmeli ders planlamasını öğrencinin tercih ve üstün çıkarını düşünerek yapması ve ders seçiminde öğrenci ve velilere baskı uygulanmaması gerekmektedir. Eğitim Sen olarak bu konuda yaşanacak her türden olumsuzluğa karşı laik bilimsel eğitim mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha belirtiyoruz”

                                                                                                               

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
Başkan Geyikçi görevine döndü

Başkan Geyikçi görevine döndü

CHP’li Faik Öztrak’tan iktidara çok sert enflasyon tepkisi