CHP’de sorular yumağı

CHP İl Başkanı Nusret Bayar görevden alındı, fakat hem bu sürece, hem de operasyonun arkasında kimlerin olduğuna dair bir ton soru ortada duruyor. Tabii en önemli soru işareti de gerekçeyle ilgili…

İl Başkanı görevden alındı, fakat hem bu sürece, hem de un arkasında kimlerin olduğuna dair bir ton soru ortada duruyor. Tabii en önemli soru işareti de gerekçeyle ilgili… Genel Sekreter Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı imzalı görevden alma yazısında ’ın ‘Partinin ilkelerine, amaçlarına ve çalışma kurallarına aykırı hareket etmesi’ gerekçe olarak gösterilmiş. Bu çok genel bir ifade. Bileti kesilen herkese aşağı yukarı aynı cümlelerle yazı yazılıyor. Asıl gerekçeler ise ’ın kendisine söylenmiştir. Görevden alınan ben olsaydım gerekçesini sorardım. Herkes de sorar. Muhtemelen da sormuştur. Fakat seçimle gelmiş il başkanını kamuoyunun kafasında soru işaretlerine yol açarak ortada bırakmak ‘itibar suikastı’ değilse, nedir? Öyle ya, niye görevden alındı? İddia iddiayı tetikliyor, her soru bir önceki soru işaretinin çengeline asılıyor, herkes kendi meşrebine göre bir kulp takıyor. 

niye alındı?

Sonuçta eşyalarını toplamak için il binasına gittiğinde yapayalnız. Sadece bir kişi kendisine yoldaşlık ediyor. Koskoca il başkanını bu duruma düşmesi sadece kendi kusurlarıyla, eksikleriyle izah edilemez. oraya gökten zembille inmedi. Tabanın oylarıyla seçilerek geldi. Üstelik sadece kendisi de değil, 32 kişilik yönetim kuruluyla birlikte seçildi. Ekip olarak seçildiler yani… Genel merkez nezdinde tabanı, taban önünde de genel merkezi temsil ediyorlar. Her birinin onuru ’nin onurudur. En basit üyesinden genel başkanına kadar bütün ’nin onurundan bahsediyoruz. ’ın maruz kaldığı davranış ’nin onuruna soru işaretleri düşüren bir dur. Tabii ortada akçalı ya da ahlaki gerekçeler yoksa. ’ı tanıdığımız kadarıyla bu taraklarda bezi yok. Fakat ortada somut gerekçeler yokken görevden alınması hem onun, hem de partinin adına şaibe düşürüyor. Bu şaibeyi ortadan kaldırmak da görevden alanlara düşer. Kamuoyu somut, net bir açıklama bekliyor.

Siz asıl senaristlere bakın

Peki ’ı görevden aldıran Muhittin Böcek mi? Bütün parmaklar onu gösteriyor. Bir hafta önce Ankara turuna çıkması ve Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüşmesi de iddialara kanıt olarak sunuluyor. Muhittin Böcek’in sadece ’ı değil, bütün il yönetimini aldırma çabası sağır sultanın bile duyduğu bir gerçek. Bu konuda peş peşe girişimlerde de bulundu. daha önce birkaç defa direkten döndü. Fakat burada sorulması gereken soru şudur: Eğer Genel Merkez Böcek’in isteğine göre hareket ettiyse niye il yönetimini de görevden almadı? İşte meselenin burası söz konusu un bir Muhittin Böcek filmi olmadığına işaret ediyor. En azından soru işaretleri taşıyor. ’dan taşınan rahatsızlıklar, tevatür ve köpürtmeler Ankara’da ’la ilgili oluşmuş bir alerjiyle çakışmış gibi görünüyor. Genel merkez belli ki Bayar’ı zaten aylar öncesinden gözden çıkartmış, sadece uygun zaman gözlüyormuş. Böylece vebal Böcek’in sırtına yüklendi, netice ise birçok kişinin iştahını kabarttı. Asıl senaryo sütre gerisinde bekleyen bazı çevreler tarafından yazılıyordu, fakat kurguladıkları final olmadı.

Gölge oyunu devam ediyor

Ortalık yerlerde “seçimle gelen seçimle gider” deyip, baş başa kaldıklarında ise “il yönetimi de istifa etmeli” diye homurdananlar bu un asıl senaristleridir. Görüntülere değil, o görüntülerin gizlediği ya da arkasındaki gerçeklere bakmak lazım. Piyesin birinci perdesi kendi istedikleri gibi gelişmeyince, bu sefer de genel merkezin il başkanı olarak işaret ettiği Nuri Cengiz’e karşı kazan kaynatmaya başladılar. Nuri Cengiz’in geçmişte Muharrem İnce’yle olan hukukunu hatırlatarak bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Oysa ’den kimlerin İnce’nin yanına gideceğini, kimlerin yerinde kalacağını şu saat itibarıyla bilmek mümkün değil. ’de siyaset yapan figürlerin büyük bir çoğunluğu dün öyle, bugün böyle olabilir. Bunun sayısız örneği var. Nitekim Muharrem İnce de ’nin cumhurbaşkanı adayıydı ve herhalde kendisiyle fotoğraf çektirmeyen yoktur. O nedenle kulağınıza fısıldanana değil, fısıldayanın niyetine bakın. Olgular, durumlar, gelişmeler dün-bugün-yarın diyalektiği içinde doğru kavranabilir. Bu süzgeçten geçirilmeyen hiçbir şey safsatadan, palavradan, mırmırdan öte anlam taşımaz.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
ALMANYA FORMÜLÜ SINIRI KALDIRIR

ALMANYA FORMÜLÜ SINIRI KALDIRIR

Deva’da Özbek dönemi