Antalya Haberleri: KRİZ FIRSAT OLABİLİR

KRİZ FIRSAT OLABİLİR

2 yılık kâbus gibi bir sürecin sonunda korona 6 milyon insanı aramızdan alarak çıktı, gitti dünyamızdan. Ayırım yapmadan bütün dünyayı felç eden ve hayatımızdan iki yılı çalan bu dönemin sendromlarını kolay kolay atamayacağız üzerimizden.

*

İstisnasız her kesimin etkilendiği pandeminin en derinden vurduğu sektörlerin başında turizm geliyor. Her türlü hareketin çok uzun süre kısıtlanması ve hatta yasaklanması turizm faaliyetinin neredeyse tamamen durmasına yol açtı.

*

Yasakların zaman zaman esnemesi karanlıkta parlayan bir meşale gibi sektörde kısa süreli sevinç ve umuda dönüşürken, bu fırsatta kafasını suyun üzerine çıkarmaya çalışan turizmciyi her defasında daha güçlü dalgalar alabora etti. 2 yıl süren mücadelede yorgun argın karaya çıkabilmiş denizci gibi, yarı baygın turizmin tekrar hayata dönmesini bekliyoruz.

DOĞRU DA VAR YANLIŞ DA

Kriz yıllarını hafızamdaki tecrübeler ve eldeki verilerle birleştirip analiz ederek, krizdeki artı ve eksilerimizi kendi kanaatime göre derledim.

*

Doğrular da var, yanlışlar da. Takip edebildiğim kadarı ile dünyadaki bütün ülkeler pandemi sürecinde birlikte hareket etmeye çalıştılar. Bazı istisnalar hariç uluslararası alınan kararları bütün ülkeler uygulamaya çalıştılar.

*

Turizm açısından bakıldığında ülkeler genel anlamda pandemi sürecinde tam kapananlar ve tedbir alıp esnek davrananlar şeklinde iki farklı yol izledi.

*

Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkeler radikal tedbirlerle uzun bir süre kapılarını tamamen kapatırken, İsveç gibi bazı ülkeler pandemiyi yaşayarak, yasaksız, engelsiz bitirmeyi tercih ettiler. Türkiye bu ikisinin sentezlendiği, önlemleri alarak, kapanmadan yönetmeyi strateji olarak seçti.

*

Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu söyleyebilmek mümkün değil, ikisi de aynı hedefe farklı yollardan giden yöntemlerdi. Örneğin Türkiye ile farklı yol izleyen 48 milyon nüfuslu İspanya’da 12 milyon vaka, 105 bin ölüm gerçekleşirken, 84 milyonluk Türkiye’de 15 milyon vaka ve 99 bin ölüm gerçekleşti.

*

Turistik açıdan baktığımızda, kısıtlamaların kalktığı dönemlerde Türkiye hızlı hareket ederek, turizm sektörünün ayakta kalmasını oldukça önemsedi.

*

Avrupa’da ilk olarak Güvenli Sağlık Sertifikası’nı hayata geçiren, turizm personelinin aşılanmasına öncelik veren, otellerde karantina uygulamalarını başlatan Türkiye, pandeminin sürdüğü iki yıl esnasında 46 milyon turist ağırladı.

*

Bu, kısmen de olsa uçakların havalanması, otellerin açılması, çalışanların işbaşı yapması ve turistlerin referans olarak ülkedeki işleyişi görmeleri açısından çok önemliydi. Sürekli ortaya çıkan Lojistik sorunlar hızlı ve pratik çözümlerle aşılmaya çalışılırken, kararların verilmesinde diğer ülkelere göre daha çabuk refleks gösterildi.

*

Sadece turizmin değil, insanlık tarihinin savaşlardan bile zor bu dönemini kayıpları asgaride tutarak geçirebilmek ortak hedefti.

*

Türkiye bunu önemli ölçüde gerçekleştirdi. Ancak bu süreçte ortaya çıkan fırsatları hayata geçirmekte aynı kararlılığı gösteremedik.

*

Krizlerin birtakım yeni fırsatları doğurduğunu biliyoruz. Krizler belki de uzun zamandır yapılması düşünülen, ancak bir türlü hayata geçirilemeyen projeler için elverişli ortamlardır.

*

Mesela kalp krizi geçiren birisinin, sigarayı bırakması, petrol fiyatlarının artması ile hybrid araçların gündeme gelmesi gibi…

*

Her biten kriz bir yenisinin başlangıcı olabilir. Bununla baş edebilmeyi öğrenmemiz şart.

*

İyice anladık ki turizm krizsiz olmuyor. Pandemi ne ilkti ne son olacak…

*

Umarım bundan sonra uzun bir süre krizle ilgili yazmak zorunda kalmam, bu defteri şimdilik kapatıyorum.

Bütün insanlığa gelmiş geçmiş olsun, yakın arkadaşlarımızı, akrabalarımızı kaybettik hepsini rahmetle anıyorum.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

DİVAN ANKARA MİSAFİRLERİNİ AĞIRLAMAYA HAZIR

UKRAYNALI ÇİFTE KAPILARINI AÇTILAR

Antalya Haberleri: UKRAYNALI ÇİFTE KAPILARINI AÇTILAR