Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıklar ile suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Tanık beyanlarında iskan işlemleri, reklam ödemeleri, hak ediş süreçleri ve altın alımına ilişkin iddialar gündeme geldi.
41 SANIKLI DAVA ANTALYA 6’NCI AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE GÖRÜLÜYOR
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. Dava kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu toplam 41 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.
İDDİANAMEDE 26 AYRI MADDE YER ALDI
Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede, yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş adamlarına fatura ettirildiği, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirildiği, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri yapıldığı, iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığı yönündeki iddialar yer aldı.
İddianamede, bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. Savcılık, olaylara ilişkin değerlendirmelerin taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti.
İLK GÜN SUÇTAN ZARAR GÖRENLER DİNLENDİ
Davanın ikinci duruşmasının ilk gününde suçtan zarar görenlerin beyanları alındı. Duruşmada reklam ödemeleri, lüks saat alımı, ruhsat ve iskan işlemleri, araç alımı, daire devri ve hakkediş ödemelerine ilişkin iddialar gündeme geldi. Suçtan zarar gören bazı isimler, belediyeyle iş yaptıkları dönemde hak edişlerini alamama, işlerinin aksaması ya da ruhsat ve iskan süreçlerinde sorun yaşama endişesiyle çeşitli talepleri kabul ettiklerini öne sürdü. Sanıklar ve müdafileri ise yöneltilen iddialara karşı savunma yaptı.
TANIK BEYANLARI ALINACAK
İkinci duruşmanın ikinci gününde duruşmaya, dosya kapsamında tutuklanan sanıklar Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş, bazı tutuksuz yargılanan sanıklar, sanık avukatları, taraf yakınları ve dosya kapsamında dinlenmesi beklenen tanıklar katıldı. Duruşmada, iskan işlemleri kapsamında para alındığı iddiası, reklam ödemeleri, hak ediş süreçleri ve altın alımına ilişkin beyanlar gündeme geldi.
“SÜRECİN HIZLANDIRILMASI İÇİN YAPTIM”
Suçtan zarar gören Muvakkaf Erdoğan, iskan işlemleri için Tuncay Kaya’nın kendisinden üç parça halinde toplam 250 bin TL para aldığı iddiasına ilişkin ifade verdi. Şikayetçi olmadığını belirten Erdoğan, inşaat yaptıkları dönemde konunun ruhsat ve iskan sürecinde gündeme geldiğini söyledi. Erdoğan, “İnşaat yapıyorduk. Konu ruhsat ve iskan sürecinde gündeme geldi. Tuncay K., belediyenin ihtiyaçları olduğunu söyleyerek bağışta bulunmamızı istedi, tehdit etmedi. Nakit olarak Tuncay Bey’e odasında 250 bin TL ödeme yaptım. Yoğunluktan dolayı süreç gecikiyordu, hızlandırılması için yaptım. Kimseden şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yok” dedi.
“3 NİSAN 2025 TARİHİNDE 20 MİLYON PARA TESLİM EDİLDİ”
Tanık Savaş Vural, 15 Ekim 2025 tarihinde işinden ayrıldığını ve çalıştığı dönemde şirketin muhasebe işlemlerini takip ettiğini belirtti. Şirket sahibinin Yusuf Yadoğlu olduğunu söyleyen Vural, Yadoğlu’nun kendisinden Selahattin bey ile görüşmesini istediğini anlattı. Vural, “15 Ekim 2025 tarihinde işimden ayrıldım, şirketin muhasebe işlemlerini takip ediyordum. Yusuf Yadoğlu şirketin sahibi. Yusuf bey, Selahattin beyle görüşmemi istedi. 3 Nisan 2025 tarihinde 20 milyon para teslim edildi. 2 Mayıs 2025 tarihinde ve başka tarihlerde de para teslim edildi” diye konuştu.
“YAPILAN ÖDEMELER YAPTIĞIMIZ İŞİN KARŞILIĞIDIR”
Tanık Fethi Özel, Anadolu Reklam yetkilisi ve ortağı olduğunu belirterek, seçim döneminde yapılan reklam çalışmalarına ilişkin beyanda bulundu. CHP’den kendilerine ulaşıldığını, Yusuf Yadoğlu’nun firmasındaki muhasebe sorumlusu Savaş beyin kendisini aradığını anlatan Özel, fatura karşılığında ödeme yapıldığını söyledi. Özel, “Anadolu Reklam yetkilisi ve ortağıyım. CHP’den bize ulaştılar. Yadoğlu firmasındaki muhasebe sorumlusu Savaş bey bizi aradı. Savaş beyin yanına gittim, fatura karşılığında ödeme yapıldı. Araçlara kaplama yapıldı. Ödemelerin tamamı şirkette kalmıştır, yapılan ödemeler yaptığımız işlerin karşılığıdır. Savaş bey, sponsorluk ödemesi yapacaklarını söyledi. Otobüsler kiralık geldi, ödemeleri banka havalesi ya da çekle aldım” ifadelerini kullandı.
“GEÇİLMİŞ BİR HAK EDİŞ ÖDEMEMİZ OLMADI”
Yusuf Yadoğlu’nun muhasebe sorumlusuyla yaptığı görüşmeler iddiasına ilişkin tanık olarak dinlenen Selahattin Altun da duruşmada ifade verdi. 37 yıldır kamu idaresinde görev yaptığını, 18 yıldır mali hizmetler daire başkanı olduğunu belirten Altun, Muhittin Böcek’in seçimi kazanmasının ardından kendisiyle çalışmaya devam etmek istediğini belirterek, belediyede ödeme süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü anlattı. Altun, “Muhittin Başkan, önceki dönemden kalan kamu ihaleleri hakkında benden bilgi talep etti. Biz her ayın başında ödeme cetvelleri hazırlarız ve bu hazırlanan cetveller ayın son günü başkana iletilir. Başkan bey bizi sonra toplar, biz listeyi sunarız. Biz esnafı tanımayız. Aynı gün, aynı saatlerde ödemeler olur. Her günün sonunda belediyeye 1 TL girse de çıksa da başkana bilgi verilir” dedi.
Savaş Vural’ı daha önce görmediğini belirten Altun, “Savaş Vural’ı söylediği güne kadar görmedim. Ben kendisini karşıladım. Kendisi hak edişleri olduğunu söyledi, bunun da 115 milyon TL olduğunu belirtti. 85 milyon TL ödenmediğini kaydetti. Daha zamanı olduğunu söyledim, ‘Başkanın onayı gelir, hak edişleri alırsınız’ dedim. Her ayın 10’u ile 17’si arasında ödeme yapılır. Başkan bey, ‘Hak edişleri ödendi mi’ diye sorar. Ödemeler hazırlanır, Başkan beye sorulur. Geçilmiş bir hak ediş ödememiz olmadı” ifadelerini kullandı.
“EN BORÇLU BELEDİYE OLARAK ALDIK, 5 YILDA TÜM BORÇLARI ÖDEDİK”
Selahattin Altun’un ifadesi sırasında söz alan Muhittin Böcek, belediyenin mali durumuna ilişkin soru yöneltti. Böcek, “Ben belediye başkanı olduğumda belediye en fazla borcu olan belediye miydi? 6 milyar 108 milyon borçla almıştık, günü geçmiş borcumuz var mı? En borçlu belediye olarak aldık, 5 yılda tüm borçları ödedik” dedi. Böcek’in sözleri üzerine Selahattin Altun, “Hayır, hiç günü geçmiş borç yoktur” cevabını verdi.
“YAKLAŞIK 23-24 KİLOGRAM ALTIN ALDIK”
Tanık Tunahan Yazıcı, 8 yıldır aynı firmada çalıştığını belirterek, Kasım 2024’te Erkan A.’nın kendisini aradığını ve yaklaşık 70 milyon TL tutarında altın ihtiyacı olduğunu söylediğini anlattı. Yazıcı, “8 yıldır aynı firmada çalışıyorum. Kasım 2024’te Erkan A. beni aradı, 70 milyon TL’lik bir miktar, ortalama altın ihtiyacı olduğunu söyledi. Şirketimin sahibi Salih İ. ile konuyu paylaştım. O gün 18 kilogram kadar altın aldık. İkinci gün de toplam 5 kilogram kadar altın aldık, yaklaşık 23-24 kilogram altın aldık. Altınlar Finike Döviz’den geldi. Ben altınları gidip çanta ile aldım. Bu işlemden ortaya çıkan parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına attık. Zeynep Kerimoğlu’nu şahsen tanımıyorum” dedi.
“ZEYNEP KERİMOĞLU’NA GİDEN PARADAN BİLGİM YOK”
Tanık Melek Atik, altın imalatı üzerine çalıştıklarını belirterek, altın ve döviz işlemlerine ilişkin beyanda bulundu. Atik, ” Altın imalatı üzerine çalışıyoruz. Gider teslim eder, ödemesini alırım. Zeynep Kerimoğlu’na giden paradan bilgim yok. Dışarıdan altın almayız, sadece kuyumcu esnafıyla çalışırız. Finike Döviz’le tanışıklığımız var. Altın ve döviz alırız. Finike Döviz’den defalarca altın aldık. Günlük olarak da gidip gelebiliyorum. Bizim muhatabımız Finike Döviz’dir. Dışarıdan kişileri tanımayız” şeklinde konuştu.
“ALTINLAR FİNİKE DÖVİZ’DEN GELDİ”
Tanık Çağlar Topçu ise firmada ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını belirterek, emniyette ağustos ve eylül aylarında verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyledi. Topçu, Finike Döviz tarafından firmalarına altın getirildiğini anlattı. Topçu, “Firmada ön muhasebe sorumlusuyum. Emniyette ağustos ve eylül ayında verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Finike Döviz tarafından tarafımıza altın getirildi. Erkan beyi aradığımda, Zeynep Kerimoğlu’na verilen altınlar karşılığında imza almam gerektiği söylendi. Altınlar Finike Döviz’den geldi. Zeynep Kerimoğlu’nu aradım, İstanbul’da olduğunu söyledi. Evrakları imzalaması için İstanbul’a gönderdik. Finike Döviz ile aramızda altın alışverişi oluyor. Altınlar parça parça gelmiş olabilir. Altın gelir, geldikten sonra para gönderilir” dedi.
TANIKLAR İFADE VERDİ
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında görülen davanın duruşmasının ikinci gününde, tanıkların dinlenmesine devam edildi. Tutuklu sanık Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’in aracının devrine yönelik ifade veren tanık Erdem E., “Çağrı G. benim patronum olur. 2025 yılının ocak ayında bir vekalet çıkarmamı istedi. Araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı G.’nin verdiği 730 bin lirayı aracı satan kişiye havale ettim. Ben aracın devrini yaptım. Elden 900 bin lira verdiler. O parayı Zuhal M.’a gönderdim. 2023 yılının Mart ayında Çağrı G. bir bankadan para alacağımı söyledi. Orada bir kişiyle görüştüm. 7 milyon lira aldım. Bir gün bana yine 3 anahtar verdi. Dükkan anahtarlarıydı. ‘Gelip dükkanlara bakacaklar’ dedi. Özel şoförle biri geldi. Dükkanların hepsine tek tek baktılar. EKDAĞ şirketinden gelmişlerdi. Lokanta yapacaklarmış, tadilat için kendi aralarında konuştular. Sonra gittiler. 7 milyon liradan bilgim yoktu, ancak diğer aracın alınacağını biliyordum” diye konuştu.
‘LÜKS MARKA SAATİ ALDIM’
Dosyada yer alan lüks marka saatlerin alımıyla ilgili bilgisine başvurulan tanık Erhan K., “Berkan G.’nin şoförüydüm ve plajda çalışıyordum. Bir gün bana kendi kredi kartını verdi. Lara tarafında bir yerde hediye olduğunu söyledi. Lüks marka saati aldım. O saati Ali A.’nın evine bıraktım. Yine Berkan G.’ye plaja gelerek siyah bir paket verdi. ‘Bunu Serkan T. ya da adamları gelip alacaklar’ dedi. Paketin içinde ne olduğunu bilmiyordum. Sonra gelip benden aldılar. Ne amaçla verildiğini bilmiyorum. Bu şekilde emanet verme ve aldırma olayı 2 kez oldu” dedi.
‘EMNİYETTE MUHİTTİN BÖCEK’E AİT OLDUĞUNU ÖĞRENDİ’
Muhittin Böcek’e ait evin tadilatını ve planını yapan Tanık Yavuzcan İ., “2024 yılı Kasım ayında, dairenin tadilatının yapılacağı söylendi. Tadilat 3-4 ay sürdü. Berkan G.’den 2 seferde 1 milyon TL aldım. Berkan G.’yi spor camiasından tanıyorum. 10 yıldır tanırım. Dairenin kimin olduğunu bilmiyordum, emniyette Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Eve girip çıkarken, doğal gaz sayacının oradaydı anahtar. Evin projesini çizip ortağımla karar verdik. 3 aylık süre içinde kimseden onay almadan evi tamamladık. Kişisel daire işlemlerinde faturayı geç ya da kesmediğimiz oluyor. Bu işlemden bir fatura kesmedik” ifadelerini kullandı. Duruşma yarına ertelendi.


Yorumlar
Loading…