Demokrasi akıl, demokratlık yürek işidir

   Demokrasi, bütün dağları keşfetmek, bütün vadilerde gezinebilmektir. “ sürüden ayrılanı kurt kapar.” Sözüne itibar ettiğimiz sürece dağların ve vadilerin bizleri bekleyen ve cana can katan havasından mahrum kalırız. Oysa, demokrasi, sürüye inat doğrudan yana olmak; ama gerektiğinde sürüde kalmayı seçenleri de anlayabilmektir. Sürüden ayrılma yürekliliğini göstermeden demokrat, bütün sürülerin ve sürüden ayrılanların hayatın olmazsa olmaz parçası olduğunu akletmeden demokrat olunmaz.

   Herkesin söylediğine katılmak ve herkesin söylediğini yüksek sesle söylemek değildir demokratlık. Günün birinde herkes başka şeyler söylemeye başladığında da, eğer inanıyorsak, hala aynı şeyleri söyleyebilme yürekliliğini gösterdiğimizde demokrat oluruz. Yani İsmet ÖZEL’in deyişiyle “otobüste dindar kaldırımda demokrat“ olanlar hiçbir zaman demokrat olmazlar. Ve en önemlisi de otobüste dindarları, kaldırımda demokratları anlayabilmek; otobüste ve kaldırımda kendimiz olabilmek, otobüstekiler ve kaldırımdakilerle hayatı paylaşmaktan zerrece rahatsız olmamaktır demokratlık.

    Hayatı paylaştıklarımıza hayatı zehrederken aslında kendi hayatımız zehrederiz. Ve biz bunun acısını çok çektik tarih boyunca. Mesela FATİH ve UZUN HASAN, mesela YAVUZ ve ŞAH İSMAİL… Fatih canımızdandı Uzun Hasan kanımızdan, Yavuz padişahımızdı Erdebil Şeyhi İsmail Şahımız. Canımızla kanımız, padişahımızla şahımız kılıçlarını acıya salladılar ve yüreklerimize acılar bıraktılar.

    Şimdi acıları büyütmenin değil, acıları ve belaları def etmenin zamanıdır. Acıya kılıç sallamaktan yorulduk. Aklımızı devreye sokup demokrasiyi inşa etmeliyiz ve bunun için de yüreğimizi ortaya koyup demokrat olmalıyız. Ne dersiniz tam da bu günlerde çok ihtiyacımız yok mu buna???

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

ATB kenti buluşturuyor

Korkuteli karla mücadele ediyor