Kumkuat nedir, nasıl yenir? Sağlığa faydaları nelerdir?

İsmi son zamanlarda daha çok duyulan kumkuat nedir, nasıl yenir? Sağlığa faydaları nelerdir? sorularının cevaplarını sizler için ele aldık. Kumkuat (kamkat) oldukça faydalı bir meyvedir. Ve Çince’de ‘altın portakal anlamına gelmektedir. Bu meyve kabuğu ve çekirdeği ile yenebilir.

Kumkuat yemeklere, tatlılara ve salatlara ilave edilebilir. Reçeli, marmelatı yapılabilir. Zengin bir C vitamini deposudur. İçindeki mineraller ile çok sayıda hastalıktan korur. Güçlü bir antioksidan kaynağı olduğu için de bağışıklık sistemini güçlendirir. Kötü kolesterolü düşürür.

Kumkuat turuncu renkli üzümden az büyük ekşi- tatlı renkli bir meyvedir. Turunçgiller ailesine mahsuptur. Yüksekliği dört metreden büyük olmayan bodur ağaçlarda yetişmektedir. Yaprakları parlak ve koyu yeşildir. Sonbaharda meyve verir. Ocak Mart arasında meyveleri tam olgunlaşır. Kumkuat meyvesinin anavatanı Çin’dir. Ülkemizde Akdeniz ikliminin olduğu bölgelerde yetişmektedir.

Kumkuat ağacının diğer ismi de kamkat, süs mandalinası ve altın portakaldır. Çok zengin vitamin ve mineral kaynağıdır. Çok şifalı ve lezzetli bir meyvedir.

İlginizi Çekebilir: Turpun Faydaları Nelerdir?

Kumkuat meyvesinin bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda çok etkisi vardır. Çok sayıda bileşik ve vitamin içermektedir. Ve içinde C vitamini, A vitamini, Kalsiyum, Demir, Manganez ve bolca Diyet lifi gelir. Kalorisi düşüktür ve içinde az da olsa B1, B3, B5, B6, B9 ve E vitaminlerini, magnezyum, potasyum, selenyum, bakır ve çinko mineralleri de bulunur.

Kumkuat, bağışıklık sistemini destekleyen vitaminler içerir. Ayrıca kumkauat meyvesi fitosteroller, flavonoidler ve uçucu yağlar dâhil olmak üzere bitkisel bileşikler bakımından da zengindir. Ve kabuğu, tohumları omega-3 içerir.

Kumkuatın içinde bulunan antioksidanlar ve vitaminlerin özelliği bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Ve soğuk algınlığı, grip, öksürük, nezleye karşı koruyucudur. Bunun yanında enfeksiyon oluşmasını engelleyerek oluşan enfeksiyonlara karşı da savaşır. Araştırmalar sonucunda kumkuat bitkisel bileşikler ve lenfosit hücreler içerir. Bu da doğal öldürücü hücrelerin uyarılmasına yardımcı olduğu için enfeksiyonlara karşı etkilidir. Eğer kabuğu ile tüketilirse vücudun enfeksiyonlara karşı güçsüz kalmasını engellemektedir.

Az önce bahsettiğimiz doğal hücre nedir birlikte ele alalım. Bir çeşit lenfosit hücresidir. Kan, kemik iliği ve dalakta vardır. Bağışıklığı doğal olarak destekler savunma hücresidir. Virüsler tarafından enfekte edilmiş hücrelere ve kanser hücrelerine saldırırlar.

Kumkuat antioksidan özelliktedir. Bu nedenle kanser riskini en aza indirir. En çok da akciğer kanserine karşı etkilidir. Yapılan araştırmalara göre doğal öldürücü hücreleri uyaran bitkisel bileşikleri ile tümör hücrelerini yok etmektedir.

Kumkuat ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir ve yoğun etkisi ile diyabeti dengeler. Bunun yanında açlık kan şekerini düşürerek diyabet hastalarının yaşadıkları tatlı krizlerini engeller.

Kumkuatın içinde fitosteroller vardır. Bunlar bağırsaklarda kolesterol emilimini engeller. Bu nedenle genel kolesterol, kötü kolesterol (LDL) ve ve trigliseritlerin düşmesine yardımcı olur. Yani bununla birlikte yüksek tansiyon ve damar tıkanıklıklarını önler. Antioksidan ve antienflamatuar özellikleri sayesinde kalp hastalıklarına iyi gelir.

Kumkatın içinde yer alan bitkisel bileşikler ile kalp hastalığı ve tip 2 diyabet de dâhil olmak üzere obezite ve ilişkili hastalıklar ile savaşmada büyük bir yardımcıdır. Ayrıca kilo vermeye yardım eder.

Kumkuatın bir diğer faydası da lif miktarının yüksek olmasından mide ve bağırsak dolaşımını hareketlendirmesidir. Sağlıklı sindirime yardımcı olacaktır. Özellikle kabızlık, gaz ve hazımsızlık şikayetlerine iyi gelmektedir.

Kumkuat haricen kullanılırsa cilt için çok faydası vardır. Ciltteki kırışıklıkların önlenmesine yardımcı olurken güneşten kaynaklana lekelerin giderilmesine yardımcı olur. Ve sivilce izleriniz yok ederek cildinizin eski sağlığına kavuşmasına yardımcı olur.

Kumkuat ile maske elde etmek için yapmanız gereken 1-2 tane kumkuatı kabuğu ile birlikte püre haline getirmektir. İçine 1-2 tatlı kaşığı da kil ekleyip yüzünüze sürülecek kıvama gelene kadar güzelce karıştırın. Sonrasında cildinize sürebilirsiniz. Sürerken göz ve dudak çevrenize sürmemeye dikkat ediniz. Cildiniz 15 – 20 dakika beklettikten sonra ılık su ile yıkayınız. Bu maskeyi haftada bir uygularsanız cildiniz pırıl pırıl olacaktır. Ama unutulmaması gereken nokta turunçgil alerjisi olan kişilerin bu maskeyi uygulamamasıdır.

Kumkuatın çok faydası vardır. Ve bu faydalar saymakla bitmez. Ama bir hastalığınız varsa doktorunuza danışmadan kullanmamalısınız.

Kumkuat ekşimsi bir tada sahiptir. Meyvenin kabuklar da tatlıdır. Bu nedenle de en iyisi kabuğu ile birlikte tüketmektir. Fakat kabuğu ile yeneceğinden kabuğunun iyice yıkanması ve havlu ile kurutulması gerekmektedir. Tatlı ve ekşi tat birbirine karışmasın diye de parmak arasında yavaşça yuvarlanmalıdır. Uzun uzun çiğnendikçe tadı güzelleşir. Kabuğunun yumuşak olmasını isterseniz yaklaşık 20 saniye kadar kaynar suya daldırıp çıkarmalısınız. Sonrasında isterseniz soğuk su ile durulayabilirsiniz.

Kumkuat meyvesinin çekirdekleri bardır ve onlar da yenebilir. Çekirdeklerinin tadı portakal çekirdeğiyle aynı acı tada sahiptir. Ama kumkuatların çekirdekleri yenmezse kumkuat ikiye bölünüp tohumları çıkartılabilir. Ya da kabuğuyla birlikte yerken çekirdekleri kolayca tükürülebilir.

Kumkuatı kabuğu ile yemek istemezseniz yapmanız gereken kabuğunu bıçak ile soymak zordur. Bu yüzden meyveyi ucundan keserek suyunu emebilirsiniz. Ama narenciye kabuğuna alerjiniz varsa bu meyveyi kabuğuyla yememelisiniz.

Kumkuat seçerken dikkat etmeniz gereken lekesiz, kabuğu sertleşmemiş, sağlam ve dolgun olmalarıdır. Kumkuatların olgun olanları parlak turuncu veya sarı-turuncudur. Yeşil renklileri henüz olgunlaşmadığı için alınmamalıdır. Dışarıda birkaç gün saklanabilir. Ama kısa sürede tüketilmeyecekse buzdolabında hava almayan bir kaba konup iki hafta saklanabilir.

Kumkuat meyvesini yatay olarak kesip ikiye bölünüz. Çekirdeklerini çıkartarak etli kısmını çay kaşığı ile alıp meyve salatalarında kullanabilirsiniz. Dondurmalara da ekleyebilirsiniz.

Kumkuatlarını suyunu emerek yerseniz kalan kabuklarını da hava geçirmeyen kaplarda saklayınız. Gerektiğinde kek, turta gibi tatlılarda için rendeleyerek kullanabilirsiniz

Kumkuat meyvesinin uçlarını keserek önce çırpılmış yumurta akıyla bal karışımına, ardından şeker ve tarçın karışımına batırıp dondurabilir ve süslü bir tatlı olarak yiyebilirsiniz.

Kumkuat meyvesinin tadı yoğun olduğu için hindiba ya da roka gibi acı yeşilliklerle iyi eşleşir. Kumkuatı ikiye ayırarak tohumlarını nazikçe çıkarabilir ve keskin bir bıçakla çok ince dilimleyip hazırladığınız salataların üzerini süsleyebilirsiniz.

Kumkuat ile salata yapmak için gerekli malzemeler 3 hindiba, enine dilimlenmiş (yaklaşık 2 bardak), 1 demet su teresi, sapları ayıklanmış (yaklaşık 2 bardak), 2 kan portakalı, kabukları soyulup bölümlere ayrılmış, 8 kumkuat, ince dilimlenmiş ve çekirdeksiz, çeyrek su bardağı dövülmüş cevizdir.

Salatanın sosunu hazırlamak için 1 adet ince dilimlenmiş arpacık soğanı, 2 yemek kaşığı zeytinyağı,  1 çorba kaşığı pirinç sirkesi (üzüm ya da elma sirkesi de olabilir), 3 yemek kaşığı taze sıkılmış kan portakalı suyu, 1 çay kaşığı bal, çeyrek çay kaşığı kan portakalı kabuğu rendesi, tuz ve taze çekilmiş karabiber gereklidir.

Sos için ilk olarak küçük bir tavaya 1 yemek kaşığı zeytinyağı koyup dilimlenmiş arpacık soğanı 3-5 dakika yumuşayana kadar sotelemelisiniz. Başka bir yerde sirke, portakal suyu ve balı karıştırıp sotelediğiniz arpacık soğanına eklemelisiniz. Kalan1 çorba kaşığı zeytinyağının içine tuz ve karabiberi ekleyip karıştırmalısınız. Salata kâsesinin içine hindiba, su teresi, rendelenmiş portakal kabuğu, dövülmüş ceviz, tuz-karabiberli yağı ve sosu koyup karıştırıp servis edebilirsiniz.

Kumkuat reçeli için gerekli malzemeler yarım kilo kumkuat, yarım kilo şeker, yarım litre su, yarım limonun suyu, 2-3 tane karanfil, 1 çay kaşığı tereyağı ve 3-4 tane limon tuzudur.

Reçeli hazırlamak için tencereye 1 litre su koyup kaynatınız. Kumkuatı içine attıktan sonra kısık ateşte 10 dakika orta ateşte kaynatınız. Acı suyunu döküp kumkuatları soğuk suyla yıkayınız. Kumkuatın acısının gitmesi için üzerine su koyup iki saat bekletmelisiniz. Sonra da suyu da döküp suyunu iyice süzmek için bir elekte bekletiniz. Şerbeti için yarım kilo şeker ve yarım litre suyu bir tencerede 5 dakika kaynatınız.

Kayandıktan sonra kumkuatları ve tereyağı ekleyin. Kıvam alıncaya kadar kaynatınız. 20 -25 dakika kadar kaynaması yeterlidir. Reçeli ocaktan almadan 1-2 dakika önce limon tuzunu ilave ederek sabaha kadar bekletiniz. Kıvamı tam olunca kavanozlara kapatınız.

Kumkuat turşusu için gerekli malzemeler yaklaşık yarım kilo kumkuat, 1 tane defneyaprağı, 3-4 adet tane karabiber, 1 çay kaşığı hardal tohumu, 2 adet sarımsak ve 40 gr tuzdur. Bu ölçüler 1 litrelik cam kavanoza göre verilmiştir.

Kumkuat turşusunu hazırlamak için kavonuzun steril olması için kaynatılması önemlidir. Sonrasında yıkayıp kuruttuğunuz kumkuatları kavanoza koyarak üzerine defne yaprağı, karabiber, hardal tohumu, sarımsak, su ve tuz eklenip kavanozun ağzını sıkıca kapatmalısınız. 5 gün karanlıkta beklettikten sonra turşunuz hazır olacaktır.

Kumkuat genellikle sağlığa zararlı değildir. Bu nedenle hamile ve emziren anneler de tüketebilir. Ama fazla miktarda şeker içerdiği için tüketirken fazlaya kaçmamalıdır. Ve turunçgillere alerjik reaksiyon gösterenler kesinlikle doktoruna danışmadan yememelidir.

Kumkuat meyvesi genellikle geniş tarlalarda ticari amaçlar ile yetiştirilir. Bodur bir ağaçtır bu nedenle evde bir saksıda da yetiştirilebilir. Kumkuat ağaçlarını semt pazarlarında kurulan çiçekçiler, çiçek dükkânları veya fidecilerden kolayca bulabilirsiniz. Kumkuatı özellikle olgunlaştığı aylar olan ocak-mart gibi rahatlıkla bulabilirsiniz.

Kumkuatın sıcağı seven bir bitkidir. Bu nedenle -4 derecenin altında yaşamaz. Özellikle kış aylarında 12 derecede yetiştirilmesi uygundur. Güneşi sever ve bu nedenle sürekli güneş alan yerde tutulmalıdır. Kumkuat ağacının kökleri sıcaktan yanmaması için kalınca bir toprak saksıda yetiştirilmelidir. Yaz aylarında daha sık, kış aylarında daha seyrek olarak sulanmalıdır. Bitkiyi sularken saksının altındaki tablaya da bir miktar su konmalıdır. Bitki meyve verdikten sonra meyvesi hemen koparılmayacak ise sulama miktarı ve sıklığı azaltmalısınız.

Begonya Kadın YouTube kanalımızı inceleyerek daha fazla video içerikli bilgiler edinebilirsiniz.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

‘Arabaşı Çorbası’ Konyalıları buluşturdu

HER GÜN BAŞKA BİR KEŞİF

Antalya Haberleri: HER GÜN BAŞKA BİR KEŞİF