Tarımın ‘Altın’ı destek arıyor

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Üyesi Prof. Dr. Bülent Uzun, bir dönem Antalya ovalarını süsleyen ticari değeri yüksek susamın sahipsiz kaldığını söylerken, “ Antalya ve özelinde Manavgat için susam ihmal edilmiş bitkidir” dedi. Susamın çok kıymetli bir ürün olduğunu, susam ithalatı için her yıl 200 milyon doların yurtdışına gönderildiğini kaydeden Uzun, “Topraklarımızda üretebilecekken, yeterince üretmediğimiz için 200 milyon dolarımız yurtdışına gidiyor. Bu az bir para değil” diye konuştu.

PATENT İÇİN DESTEK BEKLİYOR

Susamın ürün kaybı nedeniyle makinayla hasadının yapılamadığını, bu nedenle susamda en büyük sıkıntının işçilik olduğunu söyleyen Uzun, ıslah çalışmalarıyla makina ile hasatta ürün kaybı yaşanmayan çeşit geliştirdiklerini ancak patent için maddi desteğe ihtiyaçları olduğunu söyledi. Uzun, “Tohumun kapsülden kolay kolay ayrılmadığı bir çeşit geliştirdik. Patent için maddi destek bekliyoruz. Patentini alırsak susamda makina ile hasat çok rahat yapılır. İşçilik sorunu da ortadan kalkar” diye konuştu. Dekarda 200 kilogram ürün alınabilecek bir çeşit geliştirdiklerini ancak üreticiden talep görmediklerini anlatan Uzun, “Manavgat susamıyla aynı kalitede bir çeşit geliştirdik ancak maalesef talep yok” dedi.

SUSAM FİYATI EKİMDEN ÖNCE BELİRLENSİN

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Dursun Büyüktaş, susam üreten çiftçinin ürününü kaç liraya satacağını bilmeden ekim yaptığını belirterek, “Kaça satacağını bilmiyor ama gözünü sevdiğim çiftçi hala üretmeye devam ediyor. Devletimiz hububatta alım fiyatlarını ekim öncesi açıklamalı ki çiftçi üründen ne kazanacağını bilmeli” diye konuştu. Büyüktaş, susamda sulamanın önemine dikkat çekerken, “Ülkemizde hububatın yüzde 15-20’si sulanıyor. Yağmur yağarsa oluyor, yağmazsa olmuyor. Özellikle susamda sulama önemli” dedi.

MUZ SERALARI TEHDİDİ

ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Abdullah Sayın, susam veriminde sıkıntı yaşadıklarını söylerken, Manavgat’ta muz seralarının bölgenin nem dengesini bozması nedeniyle susamda rekolte kaybı yaşadıklarını kaydetti. Sayın, “Manavgat yangının etkisiyle de susamda verim kaybı yaşıyoruz. Vatandaş verimde umduğunu bulamayınca ekimden vazgeçiyor. Susam üretiminin artırılması için devlet destek vermeli. 40 yıldır susam işindeyim susam tüccarı olarak işletmemi kapatma durumuna geldim” diye konuştu.

JAPONLAR MISIR’A YÖNELDİ

ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Orhan Karasu, Manavgat ve Serik’te susamın en büyük alıcısının Japonlar olduğunu söylerken, son yıllarda Japon tüccarların Mısır’a yöneldiğini kaydetti. ATB Disiplin Kurulu Üyesi Mustafa Fettahoğlu, susamdaki işçilik sıkıntısına dikkat çekerken, “Yolmaya işçi bulamıyoruz” dedi.

MARKALAŞMALI

Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden yetkililer, Antalya’da 56 bin dekar alanda susam üretildiğini, üretimin artırılması için yapılan çalışmaları anlatırken, sözleşmeli üretim modeline geçilebileceğini kaydetti.

Toplantıya katılanlar, susam ekilen arazilerin çoğunun yapılaşmaya açıldığını belirterek, yapılaşmanın önüne geçilmesini istedi. Manavgat susamının coğrafi işaret almasına rağmen markalaşamadığını söyleyen katılımcılar, markalaşma çalışmalarına hız verilerek yerli susama talebin artırılması gerektiğini söyledi.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Atölye’den final sergisi

Konut bahane rant şahane